26 Ocak 2010 Salı

Minyatür Tatlı Anahtarlık ve Cupcakeli Toka




Fimolarla ilk denemelerim burada, bunlar da ikinciler...nasıl buldunuz?:)

Pasaja da ekledim anahtarlık için tık, toka için tık.

20 Ocak 2010 Çarşamba

Sevgililer Günü yaklaşırken...


Sevgililer günü yaklaşırken bir çoğunuzun farklı hediye arayışlarına girdiğinizi tahmin edebiliyorum. Benim de bu konuda sizin için güzel bir önerim var "hediyeposter.com".

Yerli yabancı bir çok ünlü film afişindeki oyuncuların resminin üzerine sizin gönderdiğiniz resimleri photoshoplayıp sizi en sevdiğiniz filmin başrol oyuncuları yapıyorlar. İsteğinize göre afişteki yazıları, isimleri değiştirebiliyor, sözcüklere dökmek istediklerinizi ekletebiliyorsunuz. (evlenme teklifi gibi:), sitenin blog kısmındaki hikayeleri okumanızı tavsiye ederim).

Yapmanız gerekenler:

1- POSTERE KARAR VERİN

Peki hangi posteri hediye etmeliyim. Sipariş vermeden önce hediye edeceğiniz sinema posterini seçmelisiniz. Aklınızda bir poster yoksa Film Seçimi menüsünden faydalanabilirsiniz.

2- FOTOĞRAFLARINIZI HAZIRLAYIN VE SİPARİŞİNİZİ VERİN

Seçtiğiniz filmin posterinde kullanılmak üzere büyükçe aydınlık ve net resimlerinizi hazırlayın. Seçtiğiniz resimlerin bakış yönleri posterdekine yakın olsun. Bolca resim gönderin.

Sipariş sayfasındaki formu doldurarak siparişinizi verin.

3- ÖDEYİN VE ÖNİZLEME MAİLİNİ BEKLEYİN

Siparişiniz alındıktan sonra bir saat içinde incelenecek ve seçtiğiniz film posteriyle gönderdiğiniz resimlerin uyumlu olup olmadığı size bildirilecektir. Seçtiğiniz posterlerinden birisi tasarımınız için uygunsa ödemeniz talep edilecek. Ödemenizin ardından tasarımınız yapılıp önizleme olarak size sunulacak. Tasarımda düzeltme isteğiniz yoksa onayınızın ardından posteriniz baskıya ve kargoya iletilecektir.

Yapılmış örnekler:







Sevgiler...

19 Ocak 2010 Salı

Çekilis sonuçlandı!!!


Arkadaşlar çekilişimi sadece blogumda duyurmama, kendi bloglarınızda ilan etmenizi istememe rağmen, katılıma ilgi beni çok mutlu etti.

Gelelim cekiliş sonucuna, katılım yorum sayısına bakılarak 33 gibi gözükse de cekilişe katılmadığını belirten ya da 1 den fazla olan yorumlar vardı onları çıkardığım zaman sayı 29 ediyor ve
http://www.random.org/ sitesinden bu aralıkta bir sayı ürettiğimde sonuç 4 çıktı bu da Ojeli Parmaklar blogunun sahibesi Yeşim oluyor. Yeşimcim, tebrik ederim:), en yakın zamanda iletişim bilgilerini ve hangi tacı istediğini smyrnotedesign@gmail.com adresine bekliyorum.
Yeni çekilişlerde görüşmek üzere....

12 Ocak 2010 Salı

Çekiliş Zamanı :)

Kendi tasarımım olan taçlardan hediye ediyorum...




Çekilişe katılmak isteyenler bu yazıma Pazartesi gece 00:00 a kadar çekilişe katılmak istediklerini belirten bir yorum bırakabiliyorlar, sonra internetteki araçlardan yararlanarak üreteceğim rastgele sayı kimin yorumuna denk geliyorsa o kişi yukarıdaki 3 taçtan birini kendisi için isteme hakkını kazanıyor, sonuç belli olduktan sonra mailime yollayacağı adres bilgisi ile en geç 2 gün içerisinde de tacı şanslı izleyicime kargoluyorum.

İyi olan kazansın :P, bol şanslar...

Önemli Notlar:
  • Pzts 00:00 dan sonra yorumlar değerlendirmeye katılmayacak.
  • Çekilişe blogu olsun olmasın herkes katılabilir.
  • Adsız yorumlar çekilişe dahil edilmeyecektir.
  • Yurtdışından katılabilirsiniz ancak çekilişde şanslı kişi siz olursanız hediyenin gönderilmesi için vereceğiniz adres Türkiye'de olmalı
  • 3 taçtan sadece seçilen bir tanesini yollayacağım ama ilerde yeni çekilişler olabilir kimbilir:)...

11 Ocak 2010 Pazartesi

"İzmir"





Türkiye’den sıkıldığım zaman İzmir’e giderim ben.

Simite gevrek

deriz biz...

Çekirdeğe çiğdem.

Kordon elektrik

aleti değildir.

Kumru da kuş değildir

bizim için...

Yengen’i yeriz.

Sen sigorta dersin...

Biz asfalya deriz.

Uzatmayız...

Gidiyom geliyom deriz.

Domates dediğin, domat işte.

Evimiz isterse 800 metrekare olsun, balkonda otururuz. Hıdrellez filan gibi mazeretler uydurur, sabaha kadar sokaklarda içeriz. Bi oturuşta 60’ar 80’er midye yeriz, istifno severiz, cibez’e bayılırız; gece 3-4 gibi boyoz’a dalmazsak, kan şekerimiz düşer! Boş lafa karnımız toktur bu arada, tırışkadan teyyare gibi atasözlerimiz vardır...

*

Paraşüt kulesinden atlamayana kız vermezler; kızlarımızı da tavlayamazsın ha... Canı çekerse, o seni tavlar! Liseye giden kızının erkek arkadaşının olması kasmaz babaları; kendilerinin de kız arkadaşı vardı lisede... Bak iddia ediyorum, okey şampiyonası düzenlense, İzmirli kadınlar alır kupayı... Erkekleriyle kahveye giderler çünkü... Şaşırdın di mi? Al buna da şaşır, nargile içerler... Askılı giyerler, şortla gezerler, öküz gibi bakarsan, bi çakar, bi de duvardan yersin... Gönül Yazar’ız, Sezen Aksu’yuz; bir gül takıp da saçlarına, çıktı mı deprem sanırdın kantosuna, Karantinalı Despina’yız... Sensin Varoş! Biz tenekeli mahallede bile el ele gezeriz.

*

Erkeklerimiz de fena değildir hani... Detaya girmeyeyim, Ayhan Işık, Metin Oktay, Mustafa Denizli mesela, bi fikir verir sana... Ertuğrul Özkök’ün kırdığı cevizleri okuyoruz; eşi kafasına ütü atmış... Ayıptır söylemesi, Mahsun Kırmızıgül’le Alişan’ı ayırt edemeyiz biz.

*

Gülümseriz.

*

Enginarın başkentidir; İzmirlidir incir. Kazandibi hemşeri... 78 çeşit köftemiz olduğu için, McDonald’s’ın bunalıma girdiği tek şehirdir... Zeytinyağı severiz, dünyanın en boktan durumuna bile düşsek, zeytinyağı gibi üste çıkmayı daha çok severiz... Sana ne birader, keyfimizin káhyasıyız, yazlıklara gitmek için 8 şeritli otoyol yaptık; Güzelbahçe, Seferihisar, Urla, Karaburun, Çeşme, öbür tarafta Dikili, Foça, çipurayız... Pak Bahadur’u özleriz... Durup dururken faytona bineriz, bi yere gitmeyiz aslında, öööle turlarız... Hava güzel, daralırız, okulu ekeriz. Mezun olduktan sonra öğretmeniyle kadeh tokuşturmayan öğrenciyi zor bulursun İzmir’de.

*

Siz sembol diyorsunuz ama, saat kaç diye Saat Kulesi’ne bakanı bulamazsın, altında buluşanlar bile zahmet edip kafasını kaldırmaz, birbirine sorar saati! Rahatızdır... Çocukları Kemeraltı’da kaybederiz, alışverişe devam ederiz, esnaftan biri bulup getirir, çıkışta Kemeraltı Karakolu’ndan alırız... Ağlayıp zırlamak bi yana, çoğu dondurmayı bitirmediği için ayrılmak istemez karakoldan, iyi mi... Aceleye gelemeyiz! Bir sene önceden duyurmaya başla, de ki, 22 Ağustos saat 20’de tiyatro başlıyor... 20.30’da geliriz... Sanatçılar da İzmirliyse, tiyatro zaten 21’de filan başlar... Uçak 6 saat rötar yapsın, istifimizi bozmayız, bizim için ekstra bira içme vesilesidir bu... Kuyruk olmaz, çünkü kuyruk varsa, İzmirli sıkılır, gider. Pratiktir... 201 sokağı bulduysan, yanındaki 202’dir. Tek tek isim vermeye üşeniriz.

*

35’imiz var.

35 buçuğumuz da var.

34 plaka gördük mü, kapışırız... Arkadan sirenleriyle isterse Cumhurbaşkanı gelsin, bana mı sordu, tarladan gitsin, makam arabasına yol vermeyiz.

*

Özetle, arızayız!

*

Erkek çocuklarına en çok "Efe" adı konulan şehirdir orası... Zeybek duyduğumuzda, içimiz cız eder, kalkar oynarız. Hasan Tahsin orada, Kubilay orada, Latife Hanım orada, Zübeyde Hanım bize emanet, bize... Mustafa Kemal de, ağlar kadınlarımız... Sokak sokak, bulvar bulvar, Milli Mücadele Müzesi’dir... İstanbul’daki gibi Birinci Ahmet Çeşmesi falan yoktur orada... Ankara’daki gibi Cinnah Caddesi, Arjantin Caddesi de bulamazsın pek... Recep Tayyip Erdoğan Kavşağı’nı teklif etmez hiç kimse.

*

Kendisine ev sahibi olarak, Ayla Dikmen’in Kordon’da üstü açık otomobille gezerken söylediği ve Türkiye’nin anca yıllar sonra keşfettiği parçasını armağan ediyorum: "Ben söylerken gülmedin mi? Falımızda ayrılık var demedim mi? Anlamazdın, anlamazdın..."


Yılmaz ÖZDİL


4 Ocak 2010 Pazartesi

Victoria's Secret 2009-2010 Fashion Show


Her sene 31 Aralık saat 00:00 da izlemeye alışık olduğumuz gibi yine bomba gibi, görsel zevki çok yüksek :) güzel bir defile izledim. Bu sene de Victoria's Secret mankenlerine Black Eyed Peas eşlik etti. Her ne kadar onları da izlemek ve dinlemekten keyif aldıysam da, mankenlere Justin Timberlake'in eşlik ettiği defile kadar etkileyici olamadı.
Benim favorim Miranda Kerr di:)). İşte o defileden bazı kareler...















foto-kaynak